metabolik-cerrahi

Hızlı Bilgi Formu

Metabolik Cerrahi

Tip 2 Diabet Erişkinlerde görülen insülin direncine veya mevcut insülinin kullanılamamasına bağlı diabet türüdür. İnsülin direnci nedeniyle açlık hissi kaybolmadığından gıda tüketimi daha çok olmakta, obezite ortaya çıkınca insülin direnci artıp buda kısır döngüye yol açmaktadır. Metabolik sendrom Tip 2 Diabet, Hipertansiyon, Obezite, Kolesterol metabolizma dengesizliği, organların ciddi hasarı, iş, güç kaybı, kalp ve damar hastalıklarına yol açan ciddi bir durumdur. Metabolik Cerrahide ; hormonların insülin direnci ile ilgili kısmı devre dışına alınır, insüline duyarlılığı arttıran hormon seviyelerini yükseltilir.

Mide fundus’undan Ghrelin, oniki parmak barsağından GİP ve pankreas dan Glukagon denilen insülin direnci yapan hormonlarla ince barsağın son bölümündeki L hücrelerinden salınan GLP-1 isimli insülin duyarlılık hormonları salınır. GLP-1 insülin etkisini arttırır sonrasında pankreastan insülin üretimini uyarır. Cerrahi yaklaşım Tüp mide ameliyatıyla birlikte ince bağırsağın son bölümünün midenin son kısmına bir mide çıkışı yapılmasıyla ileal interpozisyon yapılır. Metabolik Cerrahide amaç hem mekanik hem de fonksiyonel kısıtlama metabolik doygunluk oluşturmuştur.

Diabetli hastalarda operasyondan sonra hastaların 95 i hiçbir vitamin ve ilaç takviyesine ihtiyaç duymadan hayatlarını idame ederler. On yıllık çalışmalar ameliyat sonrasında hastaların %85-90 ında kan şeker değerlerinin ilaçsız düzeldiğini, %75-80’inde fazla kilolarını verdiklerini göstermektedir.

Asgari 2 Yıl

Asgari 2 yıl sene devam eden ilaç tedavisi, diyet ve egzersizle insülin direnci kırılamamış kişiler için şeker hastalığı(metabolik cerrahi) ameliyatı uygulanabilir. Pankreas insülin üretme kabiliyetini korumalıdır. Metabolik cerrahi ameliyatını olanlarda %90 diğer metabolik rahatsızlıklar; kalp ve damar rahatsızlıkları, birkısım solunum yolu hastalıkları, görme bozuklukları, diz eklem rahatsızlığı , iktidarsızlık, yüksek tansiyon ve organ yetmezliklerinde %70-90 arasında iyileşme olur. Metabolik cerrahi(Şeker ameliyatı), tip 2 diyabet ve obezitenin cerrahi tedavisinde uygulanan en etkili yöntemlerdendir. Metabolik cerrahi ameliyatı,Laparoskopik kamera (kapalı sistem) adı verilen teknikle yapılır. Diabet hastalığı kalıtım, beslenme düzensizliğinden kaynaklanabilir. Bilimsel çalışmalar birinci derece yakınlarında diyabet olan kişilerin şeker hastalığına yakalanma ihtimalininyüksek olduğunu göstermiştir. Rafine gıdaların(işlenmiş gıda),glisemik indeksi yüksek gıdaların tüketiminin artışı, fiziksel faaliyet kısıtlılığı, insülin direnci artışı bu hastalığa yakalanma ihtimalini artırır.Metabolik cerrahi ameliyatı ile hedef Laparoskopik kamera kullanılarak ince bağırsağın son kısmının yerinin değiştirilmesidir. Bu ameliyatta bağırsakların uzunluğu değişmez. Metabolik cerrahide amaç, hormonal değişiklik oluşması ve bundan kaynaklanan artılardır. Obeziteli hastalarda öncelik tercih tüp mide ameliyatıdır. Böylelikle, açlıktan sorumlu Gherlin hormonun bulunduğu midenin büyük bölümü alınır. Mideninin %75’nin alınması ile mide boşalması hızlanır, yiyecekler daha az sindirilip, yeni yolakla kısa sürede ince bağırsağa geçer.

Gıdaların Üçte İkisi

Gıdaların üçte ikisi Bipartisyon ameliyatıyla yeni yapılan yoldan geçer. Tüp mide ameliyatı sonrası küçülüp hızlanan mide, tamamı sindirilmemiş gıdayı, yeni açılanyolla ince bağırsağa iletir. Böylelikle GLP-1 hormonu salınımı uyarılır. GLP-1 insülin salınımını ve etkinliğini artıran bir hormondur. Böylece Tip 2 diyabet %90 remisyona uğrar. Midenin küçülmesiyle kalori alımı kısıtlanır, doyum hissine çabuk varılır. Böylelikle hastaların tamamına yakını birinci senesinde fazla kilolarının %80’nine yakınını kaybeder. Metabolik cerrahi ameliyatı sonrası etkisi ve salınımı artan insülinle obezitenin ve şeker hastalığının sebeplerinden olan insülin direncinin kırılması sağlanır.

17-70 Yaş Arasındaki

17-70 yaş arasındaki hastalara uygulanan şeker ameliyatına,2 yıldır ilaç tedavisi, egzersiz ve diyetle insülin direnci kırılamamışlar şeker hastalığı ameliyatı olabilir. Pankreasın az da olsa insülin üretiminin devam etmesi ameliyat için tercih nedenidir. BeraberindeTip 2 diabete eşlik eden metabolik hastalık tablosundakiler obezite, yüksek tansiyon, yüksek kolesterol, uyku apnesi, eklem sorunları, solunum hastalıkları olanlara uygulanır.

Diyabet Yalnızca Hormonsal

Diabet yalnızca hormonsal nedenli olmayıp çevresel etkiler, yeme alışkanlıkları, psikolojik, kalıtım, düzensiz yada durağan hayat gibi birçok nedenin bir araya gelmesi sonucunda oluşur. Diabet belirtileri, yavaş ortaya çıkar. El ve ayaklarda uyuşma, çok yemek yeme, çok su içme, çok sık idrara çıkma, sık tekrarlanan enfeksiyonlar, geç yara iyileşmesidir. Şeker hastalığı ameliyatı öncesi Tip 2 diyabet ile klasik tedavi yöntemleri olan ilaç, insülin takviyesi, diyet ve egzersizler ile kandaki şeker seviyesi kontrol altında tutulmaya çalışılır. Ancak hastaların %15-20’si insülin direncini kırarak kan şekerini belirli bir süre ile kontrol altına alır.

İnsülüne Bağımlı Hayat

İnsüline bağımlı hayat yaşan hastalar için transit bipartisyon ameliyatı çok uygun tedavi yöntemidir. Şeker hastalığında tedavide kullanılan ilaç ve insülin verilmesinin yan etkileri, şeker hastalığınca yorulan metabolizmayı işlemez duruma getirebilir. Diabet cerrahisi ile yüksek tansiyon, Görme bozuklukları, iktidarsızlık, diz ve eklemlerde rahatsızlık, bazı solunum yolu hastalıkları, damar ve kalp rahatsızlıkları, ve organ yetmezliklerinde %70-95 iyileşmesi başarısını gösterir. Tip 2diabet hastalığının etkisiyle organ kayıpları beyin damarlarının daralması, tıkanmasıyla felç/yarı felç ağır etkileri oluşabilir. Diabet cerrahisiyle bu sonuçların önüne geçebilmesi en etkin seçenektir.

Diyabet Cerrahisiyle

Diabet cerrahisiyle; Sleeve Gastrektomi ile Transit Bipartisyon bir araya gelir. Öncelikle tüp mide ameliyatı (Sleeve Gastrektomi) ile midenin yaklaşık %80’lik kısmı alınır. Transit Bipartisyon ile ince bağırsakağın son kısmı (ileum) tüp mide ameliyatı ile hacmi küçülen mideye, normal sindirim yolundan farklı bir yolla bağlanır.

İnce bağırsağın son kısmında yer alan ve insülin salınımı ile doğrudan etkili olan bölümü yeri değiştirilir. İnce ile kalın barsağın birleşim noktasının 100 cm öncesi işaretlenir. İşaret konulan bölgenin 150 cm yakınına iz bırakılıp ince barsağa kesi yapılır. Barsağın alt ucu mideye 2,5-3cm’lik yeni bir yolakla birleştirlir. Üst uç daha önce kalın ve ince bağırsağın birleşim noktasından 100 cm önce işaretlenmiş kısımla bağlanır. Bipartisyon ameliyatı sonrasında gıdaların %65’si yeni yol, %35’i ise eski yolla pasaj olur. Buradaki amaç, açlıktan sorumlu (Ghrelin) hormonu salgılayayan kısmın, midenin %80’lik bölümünün alınması dışlanmasıdır. Açlık duygusu bastırılıp, azalan besin alımıyla kilo verme hızlanır. Hacmi küçülen ve hızlanan mide tam olarak sindirilemeyen gıdaları yeni açılan yolla ince bağırsağa ulaşır.

Yeri Değiştirilen

Yeri değiştirilen ince barsağın ileum kısmındaki insülin salınımıyla irtibatlı (GLP-1) hormonunda değişiklik gerçekleştirilir. GLP-1, pankreastan insülin salınımını tetikler, kan ve dokudaki insülin etkisinde artış yapar. Böylelikle Tip 2 diyabetteki en önemli mesele olan insülin direnci kırılır, hastalık %90 iyileşir. Tip 2 diyabetle birlikte olan yüksek tansiyon, obezite, uyku apnesi, kalp ve damar hastalıkları, yüksek kolesterol, diz ve eklemlerde rahatsızlıklar, solunumsal hastalıklar vb metabolik hastalıklarda %75-90 tamamen toparlar. Diabet ameliyatıyla barsakların tamamında gıda pasajı olacağından emilim bozukluğuyla ilişkili, mineral ve vitamin eksiklikleri olmaz.

Diabet ameliyatı takriben 3-6 saat sürer.Ortalama hastanede kalış 4-5 gündür.Karın üzerinde 0.5-2,0 cm arası 5 kesi bulunur. Ameliyat sonunda kesilerin boyutları küçük olduğundan ağrı azdır. Aynı gün içinde ayağa kalkılabilinir. Ertesi gün su, sıvı gıdalara (çorba, et, tavuk sebze ve meyve suyu) başlanabilinir.Her şey olumlu ve herhangi bir komplikasyon yoksa 3.- 4. gün hasta taburcu yapılır.

Ameliyattan önce hasta hazırlığı önemlidir. Sigara, alkol bırakılmalı protein, sebze ağırlıklı diyet yapılmalıdır. Evdeki dinlenme zamanında sıvı gıdalardan katı gıdalara geçiş sürecidir. Ortalama 3 hafta kadar süren süreç başlar. Ameliyatdan bir hafta sonra dikişler alınarak günlük faaliyetlere başlanabilinir. Dikiş alınmasını takiben günlük aktivitelere; yüzme, yürüyüş,egzersiz, fitness, bisiklete binmek vb. ağırlık kaldırmadan yapacakları hareketlere engel teşkil etmez.

Su Tüketimi

Su tüketimi ve protein alımı ameliyat sonrasında ehemmiyetlidir, lüzum halinde protein takviyesi uygulanır. Dehidratasyon (su kaybı)diğer önemli husustur.Diabet cerrahisiyle yapılan tüp mide ameliyatıyla küçülen mide, açlık hissini artıran hormonları salgılayan kısmın alınmasıyla oluşan iştah kaybı öğün atlanmasını sağlar. Öğün geçirilmemeye önem verilmelidir. Günlük tüktilen su ve kalori miktarı kaydedilmelidir. Diyet uzmanı takibinde protein ve sebze tüketim programı uygulanmalı, fiziksel faaliyetler yapılmalıdır. Diabet cerrahisi sonrası kan şekerini kontrolü için kullanılan ilaç ve insülin dozları zamanla azalır ve zamanla kan şekerinin normale dönmesiyle ya az veya hiç kullanılmaz. Diabet ameliyatıyla barsaklarda emilim değişmemesine karşın tüketilen yiyeceklerin azalmasıyla mineral ve vitamin eksikliğine dikkatli olunmalı, doktor takipleri ihmal edilmemeli, doktorun tavsiyelerine katiyen riayet edilmelidir.